KANUNA KARŞI HİLE
Haber
24 Haziran 2021 - Perşembe 20:26 Bu haber 4402 kez okundu
 
KANUNA KARŞI HİLE
GÜNDEM Haberi
KANUNA KARŞI HİLE

PANDEMİ DÖNEMİNDE KANUNA KARŞI HİLE FURYASI

 

Kanunların en basit ve en temel amacı toplum huzurunun sağlanmasına hizmet, bozulmasını önlemek olarak nitelendirilebilir. Düzen ve intizamın korunması devletin asli görevlerindendir. Bu sebeplerle yasalar ihdas edilmekte, yaptırımlar öngörülmektedir. Sosyal düzenin sağlanması, kimsenin diğerine zarar vermeden kendi özgürlük sahası içerisinde hareket edebilmesi için yasalar düzenlenmekte ve uygulanmaktadır. Fakat en nihayetinde her kanun, bir insan elinden çıkmıştır. Eksiksiz olması, kusursuz olması beklenilemez. Yasalarda boşluk bulunması mümkündür. Kanuna karşı hile denilen mesele ise, kanunun yasakladığı bir sonucu; başka bir kanun vasıtasıyla elde etmek şeklinde açıklanabilir.

 

Pandeminin getirdiği olumsuzlukların en büyüğü, ekonomik açıdan yaşanan zoraki durgunluk döngüsü olmuştur. Yasaklamalar, kısıtlamalar uygulandığında ticari hayat durma noktasına gelmekte; uygulanmadığında sağlık sektörüne aşırı iş yükü binmektedir. Karar merciilerinin de elini kolunu bağlayan bu illete karşı mücadele iyi kötü verilmektedir. Bu mücadelenin iş ve ekonomi dünyasındaki yansımaları da açıklanan ekonomik destek paketleri ve bir kısım yasal düzenlemeler vasıtasıyla minimum seviyede tutulmaya çalışılmıştır. Pandemi sonrasında kepenk açamayan açsa da siftahsız günü kapatan işverenler lehine bir düzenleme yürürlüğe konulmuştur. İşçinin ücretsiz izne çıkarılmasında işverenlerin takdir hakkı büyük ölçüde genişletilmiştir.

 

Bu yazımızda işverene tanınan bu özgürlüğün neleri kapsadığı, sonuçlarının ne olduğundan ve kanuna karşı hile kullanılarak nasıl ali cengiz oyunları ile işçilerin mağdur edildiğinden bahsedeceğiz. 4857 sayılı iş kanunu uyarınca, işçinin ücretsiz izne ayrılması hususunda bazı şartlar öngörülmüştür. Buna göre işçinin rızası yoksa, zorla ücretsiz izne çıkarılması mümkün değildir. Bunun aksi yönde hareket eden işverenlerin haksız fesih sebebiyle tazminat yükümlülükleri doğmaktadır. Pandemi yüzünden işleri aksayan işverenler, işçilerinin ücretlerini ödeme noktasında acze düştüğünden iyi niyetli bir düzenleme getirilerek kanuna göre rızası olmadan izne ayrılamayan işçiler aleyhine bir durum oluşturulmuştur.

 

7244 sayılı Kanun m.9/2 ile İş Kanunu’na geçici madde eklenmiş ve buna göre işverene tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne çıkarma yetkisi verilmiştir. “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.” Bu düzenlemeyle yalnızca işverene tek taraflı ücretsiz izne çıkarma yetkisi tanınmakla kalmamış ayrıca işçinin bu sebeple iş sözleşmesini haklı sebeple feshedemeyeceği de belirtilmiştir. Aynı düzenlemelerle birlikte, ücretsiz izne çıkarılmış olan işçilere nakdi yardım yapılacağı ve iş akdinin pandemi dönemi esnasında işveren tarafından feshedilemeyeceği öngörülmüştür. Dönemsel olarak uzatılan yasaklar en son 30 Haziran 2021 tarihine dek sürecek şekilde ilan edilmiştir. Bu tarihten sonrası için durum netlik kazanmamıştır.

 

Bu noktada kanuna karşı hileler ortaya çıkmıştır. İşverenler, sorun yaşadıkları tüm işçileri zorla ücretsiz izne ayırmış; işçilere sözleşmelerini feshettiklerini, kendilerine başkaca işler bulmaları gerektiğini ifade etmiştir. İş akdini fesih yasağı getirilmiş olmasına rağmen, işçilerin haklarını nasılsa aramayacağına güvenilerek binlerce işçinin sözleşmesi görünüşte ücretsiz izin, gerçekte ise haksız fesih halini almıştır. Fesih yasağına rağmen iş akdini fesheden işverenlerin SGK'ya karşı sorumlulukları doğmaktadır. Bu sebeple gerçek

 

fesihler yerine ücretsiz izin perdesinden yararlanılmaktadır. Nakdi destekleme alsa da geçim derdi yaşayan işçiler, alacak haklarından vazgeçerek istifa etmekte; başkaca iş aramaya mahkum olmaktadır. Kanuna karşı yapılan hilenin bir başka tezahürü de şöyledir: ücretsiz izne çıkarılan işçinin sigorta primleri sözleşme askıda olduğu için ödenmiyor; işçiye ödenen ücretin yarısı da devlet tarafından nakdi yardım olarak ödeniyor. Fiilen çalıştığı halde, ücretsiz izinde gösterilen işçilerin sigorta primlerinde eksik günler ortaya çıkıyor ve maaşın da yarısı nasılsa devletten geliyor denilerek işveren tarafından eksik ödeme yapılıyor. Hem devletin hem işçinin zararına olan bu durum görünüş itibariyle kanuna uygun düştüğünden art niyetli işverenler, harama el uzatıyor ve bu durumu kendi çıkarları için suistimal ediyorlar.

 

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED'İN (SAV) bir hadis-i şeriflerinde: “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz” buyurduğu bilinen gerçeklerdendir. Görünüşte hukuka uygun duran bu işlemlerin takipçisi ve şikayetçisi olmak tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumaktır. 23/06/2021

 

Av. Oğuzhan İSTİRAÇ

Kaynak: (BB) - Bizim Bozüyük Editör: Çağlayan Doğan
Etiketler: KANUNA, KARŞI, HİLE,
Yorumlar
Haber Yazılımı